Ana Sayfa Sağlık Tam ve Açık Nefes Almak Gençleştirir mi?

Tam ve Açık Nefes Almak Gençleştirir mi?

Şimdi durun ve kendinizi dinleyin. Nasıl nefes alıyorsunuz? Sığ ve küçük nefesler mi alıyorsunuz, yoksa karın boşluğundan derin nefesleriniz mi var?
• Doğru nefes almak, oksijenin tüm hücrelerimize yayılmasını sağlar.
• Oksijen hem cildimizi, hem iç organlarımızı besler.
• Enerjimizi yükseltip, kalp atışlarımızı düzenler.
Oksijen hayatımızı devam ettirmek için ihtiyaç duyduğumuz en temel ihtiyacımızdır. İnsanoğlu oksijensiz, havasız kaldığı zaman ölür.
Yapılan araştırmalara göre bir insan günde 23 bin kez nefes alıp veriyor. Fakat bu kadar çok tekrarlanan bu eylemi, çoğumuz nefes aldığımızı zannederek akciğer kapasitemizin sadece bir kısmını kullanarak yapıyoruz.
Bizler hayat enerjimizi gün içinde pek çok şekilde kullanıyor ve tüketiyoruz. Bazen yaşadığımız olaylar stresimizi artırıyor. Günümüzde karşılıklı eleştiri, yargı ve tahammülsüzlüklerden dolayı, hem iletişim sıkıntısı çekiyoruz, hem de bedenimize ve ruhumuza çok fazla stres yaşatıyoruz. Aslında en büyük dileğimiz stres kaynaklarını azaltmak olsa bile, hayatın karmaşasında bu çok da kolay olmuyor. Yaşadığımız stresi azaltmanın bir yolu var. Doğru ve doğal NEFES almak…

İşinizde başarılı olmanızın sırrı da doğru nefes alma!
Bilinçli nefes almanın pek çok olumlu etkisi var. İşinizde daha başarılı olabilir, kendinizi daha iyi hissedebilir, davranışlarınızı olumlu yönde değiştirebilirsiniz. Doğru nefes, mutlu insan profilini de beraberinde getiriyor…
Kurumsal çalışma ortamlarında enerjinin yüksek tutulması, konsantrasyonun korunması, bedensel ve zihinsel farkındalığın artırılması, stresin azaltılıp daha uyumlu ilişkilerin oluşturulmasındaki en önemli etkenin nefes kontrolü olduğu düşünülüyor. Vücudumuzda nefes almanın meydana getirdiği etki, duygu ve düşüncelerin arasında kurulmuş bir köprü görevini görüyor. Peki, iş hayatımızın, kişisel ve sosyal yaşantımızın en büyük etkeni olan nefesi ne kadar doğru kullanıyoruz?
Yapılan araştırmalara göre insanların %90’nı nefes alma kapasitelerinin sadece %30’unu kullanabiliyor. Söz konusu kısıtlı nefes alışkanlıkları ve yaşanan fiziksel ve duygusal travmalar, nefes sisteminde blokajlara neden olarak hücre sağlığı için gerekli oksijenin vücuda alınımını ve dolaşımını engelliyor.
Düşünce alışkanlıklarımız geçmişten bugüne taşıdığımız hücre hafızamızdaki tıkanıklıklar ve kısıtlı nefes alışkanlığımız nedeniyle fiziksel zihinsel ve ruhsal sağlığımızı kaybediyoruz.
Tam ve açık nefes hücresel hafızanın tüm seviyelerindeki negatif enerjiyi temizleyerek zihinsel ve ruhsal bir dönüşüm gerçekleştirir. Yaşam enerjisi nefesimizle birlikte bedenimizden akarak bizi engellerin olmadığı özgür bir yaşama ulaştırır.
Doğru nefes almak ihtiyaç duyduğumuz oksijenin alınması ve toksinlerin atılması için gerekli bir faaliyet. Ancak modern dünyanın bir sonucu olarak ortaya çıkan yoğun ve stresli hayat tarzı, doğru nefes almayı engelliyor.
Vücuda yeterli oksijen alınamadığında ilk olarak beyin faaliyetleri bozuluyor. Muhakeme kabiliyeti azalıyor. Stres artıyor, başta depresyon olmak üzere psikolojik problemler, kalp ve damar hastalıkları, kanserler ortaya çıkıyor
Korkarız nefesimizi tutarız, ağlarız, öfkeleniriz, sinirleniriz ve yine nefesimizi tutarız. Bilinçaltı düzeyinde; düşünceler ve duygular, nefes alışkanlıklarımızla doğrudan bağlantılıdır. Bilinçli ya da bilinçsiz olarak baskıladığımız düşünce ve duygularımızdan nefesimizi tutarak kurtulmaya çalışırız ve doğal nefes alma yeteneğimizi kaybederiz. Sonuçta; Tuttuğumuz nefesle birlikte, hem yeteri kadar oksijen alamayız, hem de duygusal olarak birikime neden oluruz.
Sağlıklı bir vücut için oksijenin tüm hücrelere ulaştırılması gerekir. Bütün hücrelere yeterli miktarda oksijen ulaştırıldığı için vücut kendini daha rahat onarır ve yaşamdan zevk almaya başlarsınız. Hücre yenilenmesi artar, cilt ve saçlar canlanır, kronik ağrılar hafifler, metabolizma daha hızlı çalışır.
Doğru nefes, alışkanlık haline getirilirse beyaz saçların azalmasına da yardımcı olur. Saçlar birtakım nedenlerden dolayı zayıflar. Kötü beslenmeden kaynaklanan vitamin ve mineral eksikliği, kirli hava, stres, genetik gibi faktörler saçların beyazlamasına neden olur. Doğru nefes alımı, saçların diplerindeki hücrelere oksijen ulaştırdığı için zaman içerisinde saçlar daha canlı ve parlak bir görünüm kazandığı gibi beyaz saçlar da azalır.